Şeker Hastalığı Tedavisinde Yeni Yöntemler

//Şeker Hastalığı Tedavisinde Yeni Yöntemler

Şeker Hastalığı yani Diyabet, günümüzün en sık görülen rahatsızlıklarından biridir. Her yaş grubunu tehdit eden bu hastalık yaşam kalitesinde de düşüşlere neden olabilmektedir. Şeker hastalığı kendisi insan yaşamı için bir tehdit oluşturmakla kalmıyor, bir çok ölümcül hastalığın da yolunu açıyor. Bir çok çeşidi bulunan Diyabet hastalığının en bilineni 35-40 yaş üzerinde kendisini gösteren Tip2 Diyabet çeşididir. Bu diyabet türünde tedavi ilkelerine bire bir uyulması büyük önem arz eder. Çünkü uzun süre yüksek seyreden kan şekeri böbrekler ve gözler başta olmak üzere tüm vücutta kalıcı hasarlara yol açabilmektedir. Peki bu şeker hastalığının tedavisi nasıl olmaktadır? Şeker Hastalığı Tedavi Yöntemleri, Diyabet çeşidine göre farklılık göstermektedir.

Şeker Hastalığı Tedavisinde Yeni Yöntemler de kendisini göstermektedir. Tip1 Diyabet türünde tıbbi beslenme önerisi dikkate alınmalı ve insülin tedavisi uygulanmalıdır. Hastanın diyet programı, doktorun belirleyeceği insülin dozuna uygun olarak diyetisyen tarafından planlanır. Karbonhidrat sayımı uygulaması sayesinde Tip1 Diyabet hastalarının yaşamı oldukça kolaylaşmaktadır. Çünkü besinlerin içerdiği karbonhidrat miktarına göre insülin dozu ayarlanabilmektedir.

Şeker hastalığının diğer şekli olan ve 35-40 yaş üzerinde kendisini sıklıkla belli eden Tip2 Diyabet hastası bireylerde ise tedavide beslenme düzeninin sağlanması yanında hücrelerin insülin duyarlılığını artırmak için ya da vücuttaki insülin salımını artırmaya yönelik oral yollu anti diyabetik ilaçların kullanılması büyük önem arz eder.  Şeker hastalığı tedavi yöntemleri söz konusu olduğunda karşımıza çok sayıda farklı alternatif seçenek çıkabiliyor. Bunun için öncelikli olarak şeker hastalığının türünün net olarak ifade edilmesi önem kazanıyor.

Şeker Hastalığı Belirtileri

Diyabet hastalığının bireyde ortaya çıkardığı genel etkilere bakacak olursak bunların başında; normalden fazla yemek yemek ve buna rağmen doymamışlık hissi, sık idrara çıkma, ağızda kuruluk ve buna bağlı olarak sık su içme isteği gelmektedir. Bunların haricinde kişiden kişiye değişmekle birlikte halsizlik ve devamlı yorgunluk hali, bulanık görme, ayaklarda ve ellerde karıncalanma hissi, hızlı ve istemsiz şekilde kilo kaybetmek, yaraların geç iyileşmesi, ağızda koku ve ciltte kuruluk hissi görülebilmektedir. Eğer bu durumlar sizde de var ise derhal doktorunuza başvurmakta fayda olacaktır.

Şeker Hastalığının Nedenleri Nelerdir?

Şeker Hastalığının nedeni vücuttaki insülin hormonu üretiminin herhangi bir neden sonucunda yeterince üretilememesi veya hiç olmamasıdır. Başka bir nedeni de vücut dokularının bu insüline karşı duyarsızlaşmasıdır.

Yapılan bir çok araştırma sonucuna göre Diyabet yani Şeker Hastalığı genetik ve çevresel faktörlerin birlikte rol aldığı bir durumdur. Genel olarak Tip1 ve Tip2 şeklinde ayrılan Diyabet türlerinde hastalığa neden olan etmenlerde değişiklik göstermektedir.

Tip1 Diyabet türünde genetik faktörler aktif olarak kendisini göstermektedir. Bununla birlikte kan şekerinin düzenlenmesinde görev alan insülin hormonunun üretilmesini sağlayan Pankreas organına zarar veren virüsler ve vücudu savunmakla görevli olan sistemin çalışmasındaki aksaklıklar da bu hastalığa sebep olan etmenler arasındadır. Diğer Diyabet türü olan Tip2 diyabetin nedenleri arasında da daha çok çevresel etmenler kendisini göstermektedir.

Ayrıca bu diyabet türü halk arasında kendisini daha çok göstermektedir. Nedenleri arasında obezite büyük yer almaktadır. Aynı zamanda genetik etkilerinin olabileceği durumlarda da aile büyüklerinin diyabet geçmişine bakılır. Hareketsiz yaşam tarzı, ilerleyen yaş, yoğun stres altında yaşam sürdürmek ve gebelik sırasında oluşabilecek durumlar gibi etkenleri vardır. Fakat diyabet için kullanılan eski yöntemler ile Şeker Hastalığı Tedavi Yöntemleri kullanılması hastalığın daha kontrol altında tutulabilmesini ve bireyin yaşa kalitesini düşürmemesi sağlanabilmektedir.

2020-04-04T12:49:07+03:00