Diyabet ve Ameliyat Psikolojisi
DİYABET &
AMELİYAT PSİKOLOJİSİ
Diyabet ve Ameliyat Psikolojisi
DİYABET &
AMELİYAT PSİKOLOJİSİ
Anasayfa Şeker Hastalığı Diyabet ve Ameliyat Psikolojisi

DİYABET ve PSİKOLOJİK ‘İYİ’LİK HALİ

Diyabet ve Ameliyat Psikolojisi

Diyabetin tedavi edilebilmesinin yolu hastanın yeni alışkanlıklar kazanmasından, beslenme ve hareket alışkanlığı başta olmak üzere yaşam tarzını değiştirmesinden geçiyor. Tedavi sürecinde bir psikolojik bir adaptasyon sorunu yaşanması da oldukça normal. Ancak hastalığın yenilebilmesi ve tedavinin istenen sonuçları verebilmesi için, hastanın psikolojisi de büyük bir etken taşıyor. Bu esnada, psikolojik süreci fiziksel tedavi kadar hassas bir biçimde yürütmekte fayda var.

Beslenme Alışkanlığını Değiştirmek

Beslenme alışkanlığını değiştirmek, diyabet tedavisinde en çok zorlanılan konulardan biridir. Kültürel alışkanlıklar ve gündelik yaşam rutini gibi kuvvetli etkenler varken, büyük bir irade gerektiren bu değişimin kolay olmasını beklemek mümkün değildir. Diğer yandan, sağlıklı bir beslenme alışkanlığı kazanmadan tedavide ilerlemek de mümkün olmayacaktır. Bu süreçte, hastanın verilen diyete istisnasız bir biçimde uyması, eğer beslenme alışkanlığını değiştirmekte sorun yaşıyorsa psikolojik destek alması gerekecektir.

Sağlığı olumsuz etkileyen bir beslenme alışkanlığı söz konusuysa, öncelikle bunun kabul edilmesi gerekir. Tedaviye uygun olmayan bir beslenme biçimini benimsemek, organ hasarlarıyla, diyabetin tetiklediği tedavisi zor hastalıklarla hatta ölüme yol açabilir. Hastanın beslenme alışkanlığını değiştirebilmesi için bu durumu kabullenmesi ve sağlığı için doğru kararları alabilmesi gerekir. Bu da büyük ölçüde psikolojik desteğe bağlıdır.

Stres Yönetimi

Diyabet ve Ameliyat Psikolojisi

Stres, diyabetin en büyük sebeplerinden ve sonuçlarından biridir. Beslenme alışkanlığının değiştirilmesi, birçok kişide doğal olarak strese yol açar. Stres sebebiyle salgılanan hormonlar da insülin direncini arttırabilir ya da insülin salgılanımını engelleyebilir. Bununla birlikte, stres sonucunda yeme bozuklukları gibi durumlar görülebilmektedir. Dolayısıyla, stres diyabet tedavisi için büyük bir engeldir ve bu süreçte stres yönetimine dikkat etmesi gerekir.

Düzenli yürüyüşler, kas gevşetme ve nefes egzersizleri stresin azaltılmasına yardımcı olacaktır. Ayrıca, hastalıkta aşama kaydedildiğini görmek de stresi kontrol etmeye yardımcı olabilir.

Öfke Kontrolü

Diyabet ve Ameliyat Psikolojisi

Öfke krizleri, şeker hastalığının en önemli belirtileri arasındadır. Hormonal salınımdaki dengesizlik, ani öfke patlamalarına sebep olabilir. Ancak tedavinin getirdiği stres bu durumu daha komplike bir hâle getirebilmektedir. Yaşam alışkanlıklarının değişmesi kişide strese ve bunun sonucunda öfkeye yol açabilir. Dolayısıyla, öfke kontrolü diyabet tedavisinin önemli unsurları arasındadır. Bu süreçte psikolojik tedavi görmek faydalı olacaktır.

Eğer tedavi sürecinde öfke nöbetleri görülüyorsa, hastanın düşünce biçimini değiştirmesi, olayları algılayışında ve yaklaşımında değişiklik yapması gerekecektir. Ayrıca, sakinleştirici fiziksel aktiviteler de –nefes egzersizleri gibi- tedavi sürecinde yardımcı olabilir.

Ameliyat Kaygısı Neden Olur

Ameliyattan önce hastada kaygı görülmesi normaldir. Kaygı, insan da dâhil olmak üzere birçok canlıda bulunan biyolojik bir alarm sistemidir ve temel işlevi tehlikelerden uzak durulmasını sağlamaktır. Hissedilen kaygı belli bir düzeyin üzerindeyse, bu durum tedaviyi tehdit edebilir.

Kaygı, çoğu zaman bilinçaltı süreçlerinden kaynaklanan bir etkendir. Ameliyat, beden bütünlüğüne karşı bir tehdit olarak algılanabilir. Bununla birlikte, ameliyata gerek duyulduysa diğer yöntemler gereken etkiyi göstermemiş demektir. Bu durum da kişide strese, umutsuzluğa dolayısıyla kaygıya sebep olabilir. Diğer yandan, her ameliyatın belli risklere sahip olduğunu düşününce, hastanın bu sebepten ötürü kaygılanması da normaldir.

Ameliyat Kaygısıyla Mücadele

Diyabet ve Ameliyat Psikolojisi

Beslenme, egzersiz ve ilaç tedavisi istenen etkiyi göstermediğinde, metabolik cerrahi yöntemiyle ameliyat uygulanması gerekebilir. Özellikle, diyabet hastalığı kilodan bağımsız olarak gelişmişse ameliyat gerekecektir. Bu durumda, hastada ameliyat kaygısı olması normaldir. Ancak kaygı sonucunda görülen tepkiler, tedaviyi olumsuz etkileyebilir. Dolayısıyla, ameliyat kaygısıyla mücadele etmek diyabetin başarılı bir biçimde tedavi edilebilmesi için gereklidir.

Ameliyat kaygısı, duygusal, fiziksel ve bilişsel olarak ortaya çıkabilmektedir. Bu süreçte özellikle fiziksel tepkimeler büyük bir risktir. Kaygı kalp ve mide rahatsızlıklarına, tuvalet sıklığına, mide bulantısına ve titremeye sebep oluyorsa, ameliyat tarihinde değişiklik yapılması dâhi gerekebilir. Kaygı, doğal olarak vücuda zarar verebilecek bir stresi tetikleyecektir. Burada yapılması gereken, kaygının doğru bir biçimde yönetilmesidir.

Hastanın ameliyat kaygısıyla başa çıkması için ailesinden, çevresinden ve en önemlisi ameliyatı yürütecek olan hekimden destek görmesi gerekir. Bu süreçte, kaygının bir motivasyon kaynağı olması sağlanmalıdır.

Hastada ameliyat durumundan bağımsız bir kaygı bozukluğu varsa, ameliyattan önce tedavi gerekecektir. Bunun dışında, kaygı yönetimi psikolojik destek gerektiren bir durumdur. Ameliyata bağlı olarak tetiklenen ve hastanın gündelik hayatını zorlaştıran yoğun bir kaygı söz konusuysa, ameliyat öncesi hazırlık sürecinde psikolojik destek alınabilir. Eğer kaygıların önüne terapi ile geçilemiyorsa, hasta bir psikiyatra yönlendirilerek kaygı yönetimine yardımcı olacak ilaçlar kullanması sağlanabilir.

Kaygıyla başa çıkabilmek için, hastanın ameliyat riskleri hakkında bilgi edinmesi gerekiyor. Şeker ameliyatı, her ameliyat gibi birtakım risklere sahiptir. Elbette, bu risklere karşı önlem almak için ameliyattan önce gerekli tetkikler yapılacaktır. Ancak hastanın riskler hakkında bilgi sahibi olması, kaygı yönetimini kolaylaştıracaktır. Kaygı kaynağından kaçmak, stresi geçici olarak azaltsa bile sonrasında büyük zararlara yol açar. Esas olan, risklerle ve kaygı kaynaklarıyla yüzleşerek onları kabullenmektir.

Ameliyat Sonrasında Kaygı Yönetimi

Diyabet ve Ameliyat Psikolojisi

Nekahat süreci, tedavide başarı sağlanması için büyük bir öneme sahiptir. Kaygı ve stres yönetimi de bu sürecin önemli bir parçasıdır. İyileşmenin sağlanması için, hastanın sağlıklı beslenmeye ve egzersizlere ameliyattan sonra da devam etmesi gerekir. Ayrıca, yeni döneme adapte olmak psikolojik açıdan da bir süreç gerektirir. Bu süreçte hastanın aile ve arkadaşlarından destek görmesi, çalışması, hayata dâhil olması büyük bir öneme sahiptir.

Ameliyattan sonraki süreçte, fiziksel bir uyum problemi görülmesi olağandışı değildir. Özellikle ilk günlerde, hastanın istirahat etmesi gerekebilir. Bu durum da doğal olarak psikolojiyi kötü etkileyebilir. Bu süreçte hastanın psikolojik destek alması ve psiko-sosyal eğitim programlarına başvurarak uyum sürecini hızlandırması faydalı olacaktır.